making of - Türkçe İngilizce Sözlük

making of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"making of" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
making fun of somebody i. dalga geçme
the art of tile-making i. çinicilik
possibility of making a mistake i. hata yapma olasılığı
possibility of making a mistake i. yanlış yapma olasılığı
freedom of decision making i. karar verme özgürlüğü
be the making of f. birini adam etmek
be the making of f. birinin başarısına neden olmak
be afraid of making enemies f. düşman edinmekten korkmak
Deyim
the making of i. birinin daha iyi bir insan olmasını sağlayan neden
be the making of f. gelişmekte olmak
be the making of f. olma yolunda
be the making of f. kendini buldurmak
be the making of f. kişiliğini geliştirmek
be of your own making f. kendi suçu (olmak)
be of (one's) own making f. (birinin) kendi yarattığı bir şey olmak
be of (one's) own making f. (biri) kendisi sebep olmak
be of (one's) own making f. (biri) kendisi yapmak
be of (one's) own making f. (birinin) kendi suçu olmak
be of (one's) own making f. (birinin) kendi uydurması olmak
be the making of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) başarıya götüren şey olmak
be the making of someone/something f. birini/bir şeyi inşa eden şey olmak
be the making of someone/something f. birinin/bir şeyin iyi yerlere gelmesini sağlayan şey olmak
be the making of someone f. birini başarıya götüren şey olmak
be the making of somebody/something f. birinin/bir şeyin iyi yerlere gelmesini sağlayan şey olmak
be the making of (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) iyi yerlere gelmesini sağlayan şey olmak
be the making of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) inşa eden şey olmak
be the making of someone/something f. birini/bir şeyi başarıya götüren şey olmak
be the making of someone f. birini/bir şeyi geliştiren şey olmak
be the making of someone f. birinin iyi yerlere gelmesini sağlayan şey olmak
be the making of somebody/something f. birini/bir şeyi başarıya götüren şey olmak
be the making of someone f. birini adam eden şey olmak
be the making of (one) f. (birini) adam etmek
be the making of (one) f. (birinin) kişiliğini geliştirmek
be the making of somebody/something f. birini/bir şeyi inşa eden şey olmak
be the making of (one) f. (birine) kendini buldurmak
not making a habit out of it expr. düzenli değil
be of your own making expr. kendi(si) sebep ol(mak)du
be of your own making expr. kendisi yap(mak)tı
of (one's) own making expr. (birinin) kendi sebep olduğu
of your own making expr. kendi suçun/hatan
of (one's) own making expr. (biri) yüzünden
of (one's) own making expr. (birinin) kendi suçu/hatası
of your own making expr. senin yüzünden
ve haf vays of making you talk expr. biz seni konuşturmanın yolunu buluruz
ve haf vays of making you talk expr. biz seni konuşturmasını biliriz
ve haf vays of making you talk expr. bizim de seni konuşturacak yöntemlerimiz var
Konuşma
this'll be the making of you! expr. bu seni adam eder!
you are making yourself miserable over something that amounts to a hill of beans expr. kendini incir çekirdeğini doldurmayacak önemde şeyler için mutsuz ediyorsun/üzüyorsun
are you making fun of me? expr. benimle kafa mı buluyorsun?
are you making fun of me? expr. benimle dalga mı geçiyorsun?
you are making a fool out of me expr. beni komik duruma düşürüyorsun
are you planning on making a habit of this? expr. bunu alışkanlık haline getirmeyi mi planlıyorsun?
don't be afraid of making mistake expr. hata yapmaktan korkma
are you making fun of us? expr. sen bizimle dalga mı geçiyorsun?
Hukuk
making of plea i. defi ileri sürme
substantial amount of organizational documents and bomb making materials i. çok sayıda örgütsel doküman ve bomba yapımında kullanılan malzeme
Siyasal
decision making procedure of the european community i. avrupa topluluğu karar alma prosedürü
decision making procedure of the european community i. avrupa topluluğu karar alma usulü
Teknik
making-up by volume of certain prepackaged liquids i. hazır ambalajlı sıvı mamullerin hacim tespiti
making-up by weight or by volume of certain prepackaged products i. hazır ambalajlı mamullerin ağırlık ve hacim esasına göre net miktar tespiti
making and curing of test specimens for strength tests i. dayanım deneyleri için deney numunelerinin yapımı ve kürü